Defne
New member
Allah’tan Korkan Kişiye Ne Denir?
İnsan bazen bir dükkânın kepengini açarken, bazen gece yatağa başını koyarken kendi kendine düşünür: “Ben doğru mu yaşıyorum?” Çünkü hayat sadece para kazanmak, günü kurtarmak ya da insanlara iyi görünmekten ibaret değil. Herkesin içinde bir vicdan terazisi var. İşte o teraziyi bozmadan yaşamaya çalışan kişiye halk arasında çoğu zaman “Allah korkusu olan insan” denir. Dini literatürde ise bu kişiye genellikle “müttaki” adı verilir.
Müttaki kelimesi, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan, haramdan kaçınan, vicdanını diri tutan insan anlamına gelir. Bu sadece namaz kılan ya da dini konuşan kişi demek değildir. Asıl mesele, insanın hayatın her alanında Allah’ın huzurunda olduğunu hissedebilmesidir. Çünkü korku denince burada panik ya da dehşet anlaşılmaz. Bu daha çok saygıyla karışık bir bilinçtir. İnsan yanlış yapmaktan çekinir. Kimsenin görmediği yerde bile kendine sınır koyar.
Bugün toplumda herkes dürüstlükten söz ediyor ama iş uygulamaya gelince tablo değişiyor. Tartıda oynayan da var, verdiği sözü unutan da var, işçisinin hakkını geciktiren de var. İşte Allah korkusu olan insanı ayıran nokta burada ortaya çıkıyor. Çünkü böyle biri sadece kanundan değil, vicdandan da çekinir. “Nasıl olsa kimse görmedi” rahatlığına kolay kolay girmez.
Allah Korkusu Neden Önemlidir?
Bazı insanlar dini sadece ibadet kısmından ibaret sanıyor. Oysa Allah korkusu insanın karakterine yansımıyorsa eksik kalır. Bir esnaf düşünün. Sabah müşterisine mal satıyor. Elindeki ürünün kusurlu olduğunu biliyor ama söylemiyor. Belki o gün biraz fazla kazanacak ama iç huzurunu kaybedecek. Öte yandan başka biri var; maldaki problemi açıkça anlatıyor. Belki o satıştan az kazanıyor ama insanların güvenini kazanıyor. İşte müttaki insanın farkı burada ortaya çıkıyor.
Allah korkusu olan kişi uzun vadeli düşünür. Çünkü bilir ki dünya hayatı gelip geçici. İnsan bugün güçlü olabilir ama yarın yardıma muhtaç hale de düşebilir. O yüzden kibir yerine ölçülü davranmayı tercih eder.
Aslında toplumların ayakta kalmasında da bu anlayışın büyük etkisi vardır. Çünkü sadece polisle, cezayla ya da kuralla düzen kurulmaz. İnsan içten denetlenmiyorsa fırsatını bulduğunda yanlış yapabilir. Ama vicdanı çalışan biri yalnız kaldığında da çizgiyi korur.
Müttaki İnsan Nasıl Anlaşılır?
Bu konuda en büyük hata dış görünüşe göre karar vermektir. Çünkü Allah korkusu sadece sakalla, kıyafetle ya da konuşma tarzıyla ölçülmez. Elbette ibadet önemlidir ama davranış daha belirleyicidir.
Mesela müttaki insan:
* Emanete sahip çıkar.
* Yalan söylemekten kaçınır.
* İnsanların hakkını yememeye dikkat eder.
* Elinden geldiğince adaletli davranır.
* Gücü varsa ezmeye değil korumaya yönelir.
* Yalnızca kendi çıkarını düşünmez.
Bugün insanlar en çok güvenilir insan arıyor. İş yaparken de arkadaş seçerken de aynı durum geçerli. Çünkü herkes biliyor ki karakter bozuksa geri kalan şeylerin pek değeri kalmıyor.
Gerçek hayatta bunun çok örneği vardır. Mahallede bazı insanlar vardır; borç alırken de mal verirken de insanlar gönül rahatlığıyla ona gider. Çünkü o kişinin sözü senet gibidir. İşte bunun temelinde çoğu zaman Allah korkusu vardır. Adam sadece insanlardan utanmıyor, vicdanından da utanıyor.
Allah Korkusu ile Sürekli Korku İçinde Yaşamak Aynı Şey Değildir
Bazıları dini hayatı sadece korku üzerine kuruyor. Bu da insanı zamanla yorar. Oysa İslam’daki Allah korkusu, insanı hayattan koparan bir korku değildir. Tam tersine insanı dengede tutar.
Nasıl trafikte kurallara dikkat eden biri daha güvenli yol alıyorsa, Allah’ın sınırlarına dikkat eden insan da hayatını daha sağlam yaşar. Çünkü her şeyi yapabilmek özgürlük değildir. Bazen insanı ayakta tutan şey sınır bilmektir.
Müttaki insan sürekli karamsar gezmez. Güler, çalışır, ailesine vakit ayırır, ticaret yapar. Ama ölçüyü kaçırmamaya dikkat eder. Yani mesele dünyayı terk etmek değil, dünyaya kapılıp gitmemektir.
Günümüzde Allah Korkusunun Azalmasının Sonuçları
Bugün birçok problem aslında vicdan eksikliğinden çıkıyor. İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanıyor. Çünkü çıkar ilişkileri samimiyetin önüne geçmiş durumda. Birçok kişi işine geldiği kadar dürüst davranıyor.
Bakıyorsunuz adam müşterisine başka konuşuyor, arkasından başka konuşuyor. İşçinin hakkı gecikiyor, insanlar birbirini kandırmaya çalışıyor, sosyal medyada bile herkes farklı bir yüz takıyor. İşte burada Allah korkusunun eksikliği hissediliyor.
Çünkü insan sadece insanlardan çekinince fırsat bulduğu yerde değişebiliyor. Ama Allah korkusu olan kişi için yalnızlık da kalabalık da çok fark etmiyor. O çizgiyi korumaya çalışıyor.
Bu durum aile hayatında da geçerli. Sadakat, merhamet, fedakârlık gibi kavramlar güçlü kalıyorsa bunun altında çoğu zaman manevi bir bilinç vardır. Yoksa sadece çıkar üzerine kurulan ilişkiler uzun ömürlü olmuyor.
Allah’tan Korkan İnsan Zayıf Değil, Kontrollü İnsandır
Bazıları vicdanlı insanı saf sanıyor. Oysa asıl zor olan fırsat varken yanlış yapmamaktır. Herkesin dürüst olduğu yerde dürüst olmak kolaydır. Önemli olan çıkar çatışması olduğunda karakteri koruyabilmektir.
Mesela bir iş yerinde kimsenin fark etmeyeceği bir açık olabilir. Oradan haksız kazanç elde etmek mümkündür. Ama Allah korkusu taşıyan insan bunu yapmaz. Çünkü onun hesabı sadece bugünün hesabı değildir.
Bu yüzden müttaki insan bazen kısa vadede kaybetmiş gibi görünse de uzun vadede saygınlık kazanır. İnsanlar ona güvenir. Güven ise paradan daha değerli hale gelir.
Hayatta bazı kapılar para ile değil karakterle açılır. İnsan bunu yıllar geçtikçe daha net anlıyor.
Sonuç
Allah’tan korkan kişiye İslam’da “müttaki” denir. Ama bu sadece bir isim değildir. Bu, insanın hayatındaki duruşu anlatır. Müttaki insan; vicdanını diri tutmaya çalışan, yanlış karşısında kendine sınır koyabilen, yalnız kaldığında da dürüst kalabilen kişidir.
Bugünün dünyasında insanlar akıllı olmayı çok konuşuyor ama güvenilir olmanın değeri bazen unutuluyor. Oysa sağlam karakter hâlâ en büyük sermayelerden biridir. Çünkü insanın gerçek yüzü, kimsenin görmediği yerde ortaya çıkar. Allah korkusu da tam olarak orada devreye girer.
İnsan bazen bir dükkânın kepengini açarken, bazen gece yatağa başını koyarken kendi kendine düşünür: “Ben doğru mu yaşıyorum?” Çünkü hayat sadece para kazanmak, günü kurtarmak ya da insanlara iyi görünmekten ibaret değil. Herkesin içinde bir vicdan terazisi var. İşte o teraziyi bozmadan yaşamaya çalışan kişiye halk arasında çoğu zaman “Allah korkusu olan insan” denir. Dini literatürde ise bu kişiye genellikle “müttaki” adı verilir.
Müttaki kelimesi, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan, haramdan kaçınan, vicdanını diri tutan insan anlamına gelir. Bu sadece namaz kılan ya da dini konuşan kişi demek değildir. Asıl mesele, insanın hayatın her alanında Allah’ın huzurunda olduğunu hissedebilmesidir. Çünkü korku denince burada panik ya da dehşet anlaşılmaz. Bu daha çok saygıyla karışık bir bilinçtir. İnsan yanlış yapmaktan çekinir. Kimsenin görmediği yerde bile kendine sınır koyar.
Bugün toplumda herkes dürüstlükten söz ediyor ama iş uygulamaya gelince tablo değişiyor. Tartıda oynayan da var, verdiği sözü unutan da var, işçisinin hakkını geciktiren de var. İşte Allah korkusu olan insanı ayıran nokta burada ortaya çıkıyor. Çünkü böyle biri sadece kanundan değil, vicdandan da çekinir. “Nasıl olsa kimse görmedi” rahatlığına kolay kolay girmez.
Allah Korkusu Neden Önemlidir?
Bazı insanlar dini sadece ibadet kısmından ibaret sanıyor. Oysa Allah korkusu insanın karakterine yansımıyorsa eksik kalır. Bir esnaf düşünün. Sabah müşterisine mal satıyor. Elindeki ürünün kusurlu olduğunu biliyor ama söylemiyor. Belki o gün biraz fazla kazanacak ama iç huzurunu kaybedecek. Öte yandan başka biri var; maldaki problemi açıkça anlatıyor. Belki o satıştan az kazanıyor ama insanların güvenini kazanıyor. İşte müttaki insanın farkı burada ortaya çıkıyor.
Allah korkusu olan kişi uzun vadeli düşünür. Çünkü bilir ki dünya hayatı gelip geçici. İnsan bugün güçlü olabilir ama yarın yardıma muhtaç hale de düşebilir. O yüzden kibir yerine ölçülü davranmayı tercih eder.
Aslında toplumların ayakta kalmasında da bu anlayışın büyük etkisi vardır. Çünkü sadece polisle, cezayla ya da kuralla düzen kurulmaz. İnsan içten denetlenmiyorsa fırsatını bulduğunda yanlış yapabilir. Ama vicdanı çalışan biri yalnız kaldığında da çizgiyi korur.
Müttaki İnsan Nasıl Anlaşılır?
Bu konuda en büyük hata dış görünüşe göre karar vermektir. Çünkü Allah korkusu sadece sakalla, kıyafetle ya da konuşma tarzıyla ölçülmez. Elbette ibadet önemlidir ama davranış daha belirleyicidir.
Mesela müttaki insan:
* Emanete sahip çıkar.
* Yalan söylemekten kaçınır.
* İnsanların hakkını yememeye dikkat eder.
* Elinden geldiğince adaletli davranır.
* Gücü varsa ezmeye değil korumaya yönelir.
* Yalnızca kendi çıkarını düşünmez.
Bugün insanlar en çok güvenilir insan arıyor. İş yaparken de arkadaş seçerken de aynı durum geçerli. Çünkü herkes biliyor ki karakter bozuksa geri kalan şeylerin pek değeri kalmıyor.
Gerçek hayatta bunun çok örneği vardır. Mahallede bazı insanlar vardır; borç alırken de mal verirken de insanlar gönül rahatlığıyla ona gider. Çünkü o kişinin sözü senet gibidir. İşte bunun temelinde çoğu zaman Allah korkusu vardır. Adam sadece insanlardan utanmıyor, vicdanından da utanıyor.
Allah Korkusu ile Sürekli Korku İçinde Yaşamak Aynı Şey Değildir
Bazıları dini hayatı sadece korku üzerine kuruyor. Bu da insanı zamanla yorar. Oysa İslam’daki Allah korkusu, insanı hayattan koparan bir korku değildir. Tam tersine insanı dengede tutar.
Nasıl trafikte kurallara dikkat eden biri daha güvenli yol alıyorsa, Allah’ın sınırlarına dikkat eden insan da hayatını daha sağlam yaşar. Çünkü her şeyi yapabilmek özgürlük değildir. Bazen insanı ayakta tutan şey sınır bilmektir.
Müttaki insan sürekli karamsar gezmez. Güler, çalışır, ailesine vakit ayırır, ticaret yapar. Ama ölçüyü kaçırmamaya dikkat eder. Yani mesele dünyayı terk etmek değil, dünyaya kapılıp gitmemektir.
Günümüzde Allah Korkusunun Azalmasının Sonuçları
Bugün birçok problem aslında vicdan eksikliğinden çıkıyor. İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanıyor. Çünkü çıkar ilişkileri samimiyetin önüne geçmiş durumda. Birçok kişi işine geldiği kadar dürüst davranıyor.
Bakıyorsunuz adam müşterisine başka konuşuyor, arkasından başka konuşuyor. İşçinin hakkı gecikiyor, insanlar birbirini kandırmaya çalışıyor, sosyal medyada bile herkes farklı bir yüz takıyor. İşte burada Allah korkusunun eksikliği hissediliyor.
Çünkü insan sadece insanlardan çekinince fırsat bulduğu yerde değişebiliyor. Ama Allah korkusu olan kişi için yalnızlık da kalabalık da çok fark etmiyor. O çizgiyi korumaya çalışıyor.
Bu durum aile hayatında da geçerli. Sadakat, merhamet, fedakârlık gibi kavramlar güçlü kalıyorsa bunun altında çoğu zaman manevi bir bilinç vardır. Yoksa sadece çıkar üzerine kurulan ilişkiler uzun ömürlü olmuyor.
Allah’tan Korkan İnsan Zayıf Değil, Kontrollü İnsandır
Bazıları vicdanlı insanı saf sanıyor. Oysa asıl zor olan fırsat varken yanlış yapmamaktır. Herkesin dürüst olduğu yerde dürüst olmak kolaydır. Önemli olan çıkar çatışması olduğunda karakteri koruyabilmektir.
Mesela bir iş yerinde kimsenin fark etmeyeceği bir açık olabilir. Oradan haksız kazanç elde etmek mümkündür. Ama Allah korkusu taşıyan insan bunu yapmaz. Çünkü onun hesabı sadece bugünün hesabı değildir.
Bu yüzden müttaki insan bazen kısa vadede kaybetmiş gibi görünse de uzun vadede saygınlık kazanır. İnsanlar ona güvenir. Güven ise paradan daha değerli hale gelir.
Hayatta bazı kapılar para ile değil karakterle açılır. İnsan bunu yıllar geçtikçe daha net anlıyor.
Sonuç
Allah’tan korkan kişiye İslam’da “müttaki” denir. Ama bu sadece bir isim değildir. Bu, insanın hayatındaki duruşu anlatır. Müttaki insan; vicdanını diri tutmaya çalışan, yanlış karşısında kendine sınır koyabilen, yalnız kaldığında da dürüst kalabilen kişidir.
Bugünün dünyasında insanlar akıllı olmayı çok konuşuyor ama güvenilir olmanın değeri bazen unutuluyor. Oysa sağlam karakter hâlâ en büyük sermayelerden biridir. Çünkü insanın gerçek yüzü, kimsenin görmediği yerde ortaya çıkar. Allah korkusu da tam olarak orada devreye girer.